|
Anne Bebek Yogası anne ile bebeğinin ortak olarak çalıştıkları, derin temaslar kurdukları önemli bir çalışma. Ülkemizde pek fazla uygulanmasa da bu çalışmayı hayata geçirenler de yok değil. Bağdat Caddesi’nde hizmet veren Yoga Bağdat 2 yıldır anne ve bebeklerle bu amaç uğruna çalışıyor. Üstelik eviniz kadar rahat edebileceğiniz, sevgi dolu, tertemiz bir ortamda..
AB: Öncelikle sizi ve Yoga Bağdat’ı tanıyalım. F.E: İsmim Ferda Ergüneş. Saint ekolünde yetiştim. Yogaya merakım üniversitedeyken başladı. 6 yıl önce de bir bebeğim oldu. Hamileyken yoga yapmayı merak ediyordum. Yurtdışında neler yapıldığını öğrenmek istedim ama hamileyken yararlanabileceğim böyle bir yer bulamadım ve çok üzüldüm. Hamileyken yapılan çalışmalardan tam olarak bana hitap edebilecek bir şey bulamadım. Yapılanlardan da hoşlanmadım ve kendim yaptım. Bu konu hamilelik dönemimde aklıma girdi ve o zaman çok araştırdım. Yurtdışı gezilerimde de hep sordum soruşturdum. Ve anne ve bebek için yoga yapmaya karar verdim. AB: İlk olarak sizin uyguladığınız bir şey mi Anne Bebek Yogası? F.E: İlk ben uyguladım. Yani belki bilmediğimiz bir yerde başka birisi de çalıştırmıştır ama esas olarak burada başladı. Yaklaşık 2 yıldır, Yoga Bağdat kurulduktan sonra, anne bebek için çalışmalara başladık. Çok hoş bir aktivite. Anneler geliyor, çok hoşlarına gidiyor. Hamileyken gelenler var mesela, onlar daha iyi faydalanıyor bundan. Çünkü o çalışmalara alışıyorlar, meditasyonlarımız çok güzel. Dünyanın dört bir yanından ninniler çalıyoruz. Bu ninnilerle yavaş yavaş ritmik danslar yapıyorlar, bebeklerini okşuyorlar. İlk 40 gün bebekleri almıyoruz çalışmalarımıza. Çünkü bu süreç onlar için çok önemli. Ama 40 günden sonra anneler bebeklerini alıyorlar ve çalışmalarına devam ediyorlar. Ve zamanla artık bebek emekliyor, yürümeye başlıyor, çok hareketli oluyor. (Biraz da bebeğine göre değişiyor bu durum.) Mesela hamileyken gelen annenin bebeği emekleme ve yürüme sürecinde de bu çalışmalara devam edebiliyor. AB: Peki anne bebek için yoga nedir? Kısaca bahsedebilir misiniz bize? F.E: Annenin bebeği ile birlikte yaptığı yoga çalışmasıdır. Ne yapıyoruz burada? Önce anne güzel nefes alıp vermeyi öğreniyor. Çünkü küçük küçük soluyoruz bu hayatta. Önce bunu öğreniyor. Ondan sonra bebek 0-3 aylıkken, kucağında veya yanında olacak şekilde yoga hareketlerine başlıyoruz ve bebekle göz temasını hiç kesmiyoruz. Dokunmayı hiç kesmiyoruz. Böylece anneyle bebek arasındaki ilişki daha güçlü oluyor. Çünkü anne ne kadar rahat, ne kadar huzurluysa bebek de öyle oluyor. Stresli bir annenin elinde bebek ağlar, çünkü annenin stresi bebeğe geçer ister istemez. Aslında anne de stresli olmak istemez ama onun elinde olan bir şey değildir bu. Doğumla beraber aktif hayattan pasif hayata geçiliyor, psikoloji değişiyor, fizyoloji değişiyor. Anne doğal olarak strese girebilir. 3 ayın sonunda artık yavaş yavaş bebek serpilmeye başlayınca, bu sefer bebeği ağırlık gibi kullanıyoruz. Bebeği kullanarak göğüs hareketleri yapıyoruz mesela. Tüm bu olumlu hisler bir zaman sonra babaya da geçiyor. Çünkü baba işten geliyor. Eşi kapıyı açtığında evde perişan bir anne ve uyumamış bir bebek yerine, daha huzurlu bir anne ve uykusunu almış bir bebekle karşılaşıyor. Bunun için çok hoş, sağlıklı ve eğlenceli bir çalışma bu. A.B.: Loğusalıkta annelerin hissedebileceği olumsuz şeyler var. Yoga bu noktada nasıl bir etki yaratıyor? F.E.: Anne doğumdan sonra vücuduyla baş başa kalıyor. Bebekle de tabi ki… Emzirme dönemine giriyor. Annede şöyle bir şey oluşuyor; “Bir yerlere gidip bir şeyler yapmak istiyorum ama bebeğim beni bırakmak istemiyor.” Hiçbir anne bebeğini bırakmaz istemez çünkü. Ama bu çalışma annenin bebeğiyle beraber yaptığı bir çalışma. Buraya geldiği zaman strese girmiyor. Tüm eşyaları yanında ve bebek o anda süt isterse emzirebiliyor. Bebeğini bırakınca tekrar yogaya devam edebiliyoruz. Kol güçlendirici hareketler ve göğüs hareketleri yapıyoruz. Huzurlu bir ortam, müziklerimiz ona göre, anneler iyice gevşeyip, rahatlıyorlar. Bunun dışında iç organlara da yararlı yoga. Pelvis bölgesinin kaslarını çalıştırıyoruz. O bölge normale göre daha kolay toparlanıyor. Sezaryenle doğum yaptıysa anne, ona göre hareketler yaptırıyoruz. Zaten 2-3 ay geçince yavaş yavaş hareketler de farklılaşıyor. Ama yoga tamamen onlara yönelik, bu çok önemli. Sert olan hiçbir hareket yapmıyoruz. Nefes teknikleriyle rahatlıyorlar. Dolayısıyla beyinleri de rahatlıyor. En son buradan tamamen gevşemiş bir şekilde ayrılıyorlar. Son gevşeme tekniğimiz vardır. Anne yatar, bebeğini de genelde koluna ya da göğsüne yatırır. Tepeden tırnağa gevşerler, o farklı dillerdeki ninnilerle. Uykuya dalıyorlar hatta bazen. A.B: Bize sıralı bir şekilde yoga çalışmasını anlatabilir misiniz? F.E.: Anne geliyor. Önce güzel bir nefes çalışması yapıyor. Önce bir rahatlıyor. Çünkü ne olursa olsun dışarıdan geliyor. Bebeği ile çalışacak, ona dokunacak ve masaj yapacak, bu yüzden rahatlaması lazım. Nefes, boyun egzersizleri yapıyoruz. Bebek eğer çok küçükse sırtımıza ve bacaklarımızın üstüne almıyoruz. O zaman da ayaktaki hareketlerimizi yapıyoruz. Kalkıyoruz, eğiliyoruz, o sırada anne bebeği seviyor, göz teması da çok önemli. Ondan sonra bebek büyüdükçe yavaş yavaş bebekle çalışmaya başlıyoruz. Annenin bebeği karnına koyduğu hareketler var. Bebeği bir yerde ağırlık gibi kullanıyoruz. Bebek de bu arada çok eğleniyor. Annesi ona oyun yapıyor, öpücük veriyor. Sonra bebeğe yaptığımız masajlar var. Hem masajlar hem de bebeğe yönelik yoga hareketleri var. Avuç içine kadar uyguladığımız masaj hareketlerimiz mevcut. 0-3 aylık bebeklerde, anne bebeğe hiçbir şey sürmeden tüm vücudunda ellerini gezdiriyor, kuru bir şekilde. Karın masajı da uyguluyoruz. Bebeklerin gazını almak için çok yararlı bir yöntemdir. Anne çalıştı, bebek de çalıştı, bundan sonra hoş bir dans bölümü olabilir. Bu tabi ki ikisinin o günkü performanslarına bağlı. 3-6 aydan büyükse bebek, daha hareketli danslar yapılıyor. Küçükse, çok hafif hareketlerle, yavaş bir dans tercih ediyoruz. En sonunda bebek uyumuşsa yatırıyoruz. Annesi de yatıyor. İkisi de teması kesmiyorlar. Anne çok uyarılmış değilse o da uykuya geçiyor bebekle birlikte. Bu şekilde çalışmamız sona eriyor. Özlem DEMİRCİ 29 yaşındayım, bebeğim 7.5 aylık. Yogaya hamileliğimin 4. ayında başladım. Çok rahatlatıcı ve huzur verici olduğunu düşünüyorum. Normal doğum için hazırlanmak istemiştim aslında ama şartlar izin vermedi. Bebeğimi de çok rahatlattığını düşünüyorum. O da çok huzurlu oluyor. Uykuları çok düzenli oluyor. Gelişimini çok etkiledi yoga. Çok mutluyuz ikimiz de. Diğer bebeklerle kıyasladığımda daha huzurlu olduğunu görüyorum. Ayrıca iletişimde ve algılamada daha iyi olduğunu düşünüyorum.
|