| 6 ay 2 yaş arası beslenmede annelere püf noktaları | ||||
|
|
6 aydan sonra anne sütü ile birlikte ek gıdalara geçiş başlar. Aşağı yukarı 2 ay bir alıştırma dönemi geçiriyoruz sistemin oturabilmesi için… Ben yumuşak ve rahat geçişler yapılması gerektiğini söylüyorum, yaptırıyorum. Zorlamalar, inatlaşmalar yaşanmasın diye… 8. aydan sonra da aile sofrasına oturtturuyorum bebeği. Evdeki pişen yemekleri tuzsuz baharatsız pişirttirip, aileyle birlikte çocuklara da yedirttirmeye başlıyoruz. Kış aylarında hastalıklar daha yoğun. Bu yüzden vitamin alımlarına beslenme sırasında dikkat etmek gerekiyor. Bizim toplumuzda ve aile beslenmemizdeki bir yanlışta meyveyi öğün olarak kabul etmemek. Bu yüzden çocuk meyve yemeyebiliyor ve o günü meyvesiz geçirebiliyor. Mutlaka olması şart değil çoğu aile için. Mesela sütü içiriyorlar ama meyve olsa da olur olmasa da olur. Halbuki özellikle kış aylarında günde en az bir meyve çocukların mutlaka tüketmesi gerekiyor. 6. aydan sonra yavaş yavaş turunçgillere de geçebilirler. Ama az miktarlarda çok verirseniz pişiklerde artma oluyor. Ama bir yaş civarında bir çocuk yarım portakal yiyebilir. C vitamini alımları kış aylarında önemli. Genelde çocuklar evlerde duruyorlar ama soğukla ilgili dengeyi sağlamak için daha kalorili yiyecekler yeniliyor. Kuru baklagiller yine kış aylarının önemli gıdalarından. İçerik olarak zenginler; demirden, B6 B12 vitaminleri açısından zenginler. Çok iyi besleyici değerleri var. Buna karşı gereksiz kilo yapmayan besinler. Bunlarında çocuk beslenmesinde yer alması gerekiyor. Bunların dışında kış ya da yaz mevsimi diye ayırmadan günde yarım litre sütlü gıda, (bir yaşından önce anne sütü ve yoğurt şeklinde olabilir bu) günde 50-100 gr kadar et yemeli. Akdeniz tipi beslenme açısından sebze yemekleri önemli. Bu beslenme tarzının geliştirilmesi açısından. Ama annelerde sebze yedirmek bazen takıntı haline gelebiliyor. Örneğin çocuğa semizotunu yedirmek evde büyük bir problem haline geliyor. Ben çocuklar sebze yerse iyi olur diyorum. Öğünlerinde sebze yemeyi öğrensinler, Akdeniz tipi beslenmeye alışsınlar ama çocuk bir aşama da sebzeyi kaşık kaşık yiyecek diye bir şey yok. Çocukların tercihleri genellikle süt grupları, karbonhidratlı gıdalar, et yemekleri ile oluyor. Sebze yemekleri ile çocukların arası pek iyi değil.. Bu yüzden sebze yedirmeyi bir mücadele dönüştürmemek, bunu kısa koşu değil bir maraton olarak algılamak, uzun vadeli bir yaşam biçimi olarak görmek lazım. Bizim dörtlü bir besin yoncamız var. Bir tarafta sebze meyve, bir tarafta tahıllar, hayvansal proteinler ve sütlü gıdalar olmak üzere. Hiç yağ içermeyen bir besin yoncasıdır bu. Beslenme de yağ yoktur aslında, pişirirken gereken yağlar alınır. Siz çocuğunuza bir iki porsiyon meyveyi yedirebildiğiniz zaman o yoncanın bir yaprağını tamamlamış olursunuz. Oraya mutlaka sebzenin girmesi gerekmez. Faydalı da olsa, olmazsa olmaz değil. Ben kendi çocuğumda bunu uyguladım. Sebze görmek bile istemeyen bir çocuktu. Bir çatal sebze ye, köfteni vereceğim gibi yavaş ve küçük uygulamalarla bu işi yıllara yaydım. Şu anda 16 yaşında ve iki gün üst üste et yemeyi yemiyor. Yani anneler bunu bir savaşa, takıntıya dönüştürmemeli, yoncanın yaprağını meyveyle tamamlıyorlarsa, çocuğu zorlamamalı. Yavaş yavaş alıştırmalı… |
| Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Mart 2010 11:35 ) |



inatlaşmalar yaşanmasın diye… 8. aydan sonra da aile sofrasına oturtturuyorum bebeği. Evdeki pişen yemekleri tuzsuz baharatsız pişirttirip, aileyle birlikte çocuklara da yedirttirmeye başlıyoruz. 

Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.