| Anne olma çılgınlığı artıyor | ||||
|
|
Bebek sahibi olma konusunda her geçen gün artan imkanlar ve gelişen tıp anne olma isteğini artırıyor. Çeşitli yollarla çocuk sahibi olma şansının da artmasıyla "Mommy madness" yani "anne olma çılgınlığı" görülmeye başlandı. Konuyla ilgili Amerikan Hastanesinden psikolog Aslı Akkan şu açıklamalarda bulunuyor. Gelişen tıbbi imkanlar sonucunda kadınların da herşeye rağmen anne olma isteği artıyor. Çeşitli yollarla çocuk sahibi olma şansının da artmasıyla “mommy madness” yani “anne olma çılgınlığı” eğilimi de baş gösteriyor. Çiftlere anne ve baba olarak mevcut durumlarının dışında yeni bir statü kazandırması, çocuk sahibi olma isteğini arttırıyor. 1. İnsanların çocuk sahibi olmak için bütün şartlarını zorlamasını neye bağlıyorsunuz?Çoğalıp genlerini nesilden nesile taşımak her canlının olduğu gibi insanın da evrimsel bir ihtiyacıdır. Ancak özellikle günümüzde, çocuk sahibi olmak sadece bu evrimsel kodların getirdiği bir gereklilik değildir. Çocuk sahibi olmak kişilere yeni kimlikler, title’lar ve sosyal statü değişiklikleri kazandırmaktadır. Çocukla birlikte birey sadece eş, arkadaş, çalışan, sporcu, öğretmen, doktor vs. olmayıp “anne” ya da “baba” kimliğine bürünmektedir. Benzer kimlikler de o benzer kimlikteki diğer kişilerle ortak paydalar/paylaşımlar yaratmakta ve yeni sosyal düzenlemelerin beraberinde gelmesine yol açmaktadır. Sosyolojik açısının yanı sıra, çocuk sahibi olmak bireylerin karakter özelliklerine bağlı ihtiyaçlarını da karşılamalarını sağlayacaktır. Örneğin bağımlı kişilik yapısına sahip bir birey bu özelliğinin sonucu oluşan “sürekli onanma ve sevilme ihtiyacını” çocuğu üzerinden sağlayabileceğine inanabilir. Ya da mükemmeliyetçilik özellikleri yoğun olan, hayatını hep “meli/malı” lar üzerinden yöneten bir kişi “toplumun bir parçası olmak adına çocuk sahibi olunmalıdır” inancıyla çocuk sahibi olmayı daha da isteyecektir. 2. Tüp bebek yöntemlerinin yaygınlaşması 'anne olma çılgınlığını' ne kadar arttırdı? Gelişen tıbbi imkanlar doğal olarak eskiden çocuk sahibi olma olasılığı olmayan kişilerin de artık bir şansının olmasına yol açtı. Bu da daha fazla kişinin anne baba olmasına neden oldu. Tüp bebek yönteminin getirdiği kolaylıklar sayesinde sadece infertilite sorunu olan bireyler değil, aslında kimi zaman riskli grupta olarak görülebilecek belli yaşın üstündeki kişiler de anne baba olabilme olasılıklarını fark ettiler. 3. 58-60 gibi çok ileri yaşlarda anne olunması hakkında neler söyleyeceksiniz? Fizyolojik açıdan değerlendirmesini yine bir tıp doktorunun yapmasının daha uygun olduğunu düşünüyorum. Psikolojik açıdan ise bu yaşlarda anne olunmasının sakıncaları olabilir. İlk annelik ise bu yaşta “annelik” kimliğine adapte olabilmek oldukça zor olacaktır. Zaten bu kimliğin sorumlulukları genç bir birey için bile oldukça meşakkatli iken ileri yaşlarda bireyin sarf edeceği hem fiziksel hem de psikolojik emeğinin ve dolayısıyla yorgunluğun artması kaçınılmazdır. Çocuğunu büyütürken ise, birey azınlıkta kalacağı (etraftaki anneler ondan çok daha genç olacağı) ve azınlıkta kalmak da kişiye yeni bir psikolojik baskı getireceğinden bu yaştaki anne diğerlerine nazaran daha çok savaş veriyor olacaktır. 4. Türk toplumunda 'çocuk sahibi' olmak ve 'çok çocuk sahibi olmak' ne anlama geliyor sizce?
5. Ünlülerin erken yaşta çok çocuk sahibi olması da 'mommy madness' denilen olgunun artmasına neden oluyor mu?
6. Anne olmamış bir kadının anneliği herhangi bir şekilde ikame etmesi fiziksel ve ruhsal açıdan mümkün müdür?
7. 'Mommy madness' denilen olguda evrimin ve tabiatın rolü nedir?
8. 'Mükemmel annelik' rolü kadınların sosyal yaşamını nasıl etkiliyor?
9. Yeni annelerle eski kuşak anneler arasında ne tür farklar gözlüyorsunuz? Günümüzde çalışmak kadına daha özgür, daha yetkin ve daha kendi ayakları üstünde yaşayabileceği bir hayat sunuyor. Bunu her geçen gün daha iyi fark eden ve sosyal imkanları da tüm Dünya da artan kadın eğitim ve çalışma hayatına verdiği önemi git gide arttırıyor. Eskiden kadın için evlenip çoluk çocuğa karışmak öncelik iken (toplum normları ona itiyordu) şimdi eğitim öğretim derken kadının evlenip çoluk çocuğa karışması gecikiyor. Hatta öncelik olmaktan çıkıyor. Tabii “yetkin” ve “mükemmel” kadın tanımı için de anne olmak da olduğu için kadın herşeye yetmeye çalışıyor. Çocuk da yaparım kariyer de gibi reklam cingılları, şarkılar türemeye başlıyor. Her ne kadar bu yeni anneler ellerinden gelen herşeyi hatta belki eskilere göre daha fazla şeyi de yapsalar sürekli bir yetememe duygusu içinde olabiliyorlar. Her zaman daha fazlasını yapabilmek gibi bir ihtiyaç doğuyor. Kimi zaman suçluluk ve yetersizlik hisleri o kadar çoğalabiliyor ki duygudurum bozuklukları bile yaşayabiliyorlar. Bu durum illa çocuk büyürken değil hamileliğin başlarında bile başlayabiliyor. Günümüz annesi geçmişe göre çok daha kaygılı. 10. Anneliği bir meslek ya da 'full time bir iş' olarak görenler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu abartılmadığı takdirde çok olağan bir düşünce tarzı. Annelik çok büyük sorumluluk ve yükümlülükleri beraberinde getiren bir yeni kimlik kadın açısından. Ama asla bir görev ya da iş olarak algılanmamalı. Çünkü böyle algılandığında çocuk anne arasındaki bağ git gide sanallaşmaya ve “iyi” anne – çocuk ilişkisi kurulamamaya başlayacaktır. |





