“Hamilelikte tek başına folik asit yeterli değildir”
Anne adaylarının kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı için hamile kalmayı planladıkları andan itibaren folik asit içeren multivitamin kullanması gerekiyor. Prof. Dr. Engin Oral, gebelikte tek başına folik asitten bağımsız olarak folik asit içerikli multivitamin desteklerinin alınmasını öneriyor.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Oral, sağlıklı gebelik ve doğum için, gebelikte beslenme ile multivitamin kullanımı hakkında bilgi veriyor.
Prof. Dr. Engin Oral, “Hamilelik döneminde vücudun folik asit, demir ve D vitamini ihtiyacı artar” diyerek, hamilelik döneminde folik asit içeren multivitamin kullanımının önemine dikkat çekiyor: “Hamile Türk kadınları arasında yapılan çalışmalar; hamilelerde demir, B vitamini, çinko eksikliği ve folik asit eksikliği olduğunu gösteriyor. Dahası, bu eksiklikler emzirme döneminde daha da yüksek rakamlara ulaşıyor.
Vitamin eksikliğinin bu kadar sık görüldüğü bir toplumda, içeriğinde yeterli miktarda (WHO’nun önerdiği standartlarda olan 0,4-0,8 mg) folik asit ve demir içeren komple bir multivitamin-mineral preparatının, hamilelik öncesinde, hamilelik boyunca ve emzirme döneminde kullanılması gerekir.” Prof. Dr. Engin Oral, hamilelerin folik asit kullandıkları takdirde, sadece nöral tüp defekti gibi doğum anomalilerini engelleyebileceklerini söylüyor ve multivitamin kullanımına dikkat çekiyor: “Gebelikte yalnızca folik asit yetmez. Yapılan araştırmalarda, komple bir multivitamin kullanımının nöral tüp defekti riskini azaltmasının yanı sıra; gebelik zehirlenmesi, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bebekte oluşabilecek kalp hastalıkları ve diğer anomali risklerini önlediği kanıtlanmıştır.”
Anne adaylarında vitamin ve mineral ihtiyacını arttıran sebepler
Prof. Dr. Oral, oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanımı, sık gebelik, kahve, çay, sigara gibi alışkanlıklar, bulantı ve kusma nedeniyle yetersiz beslenme, menstrüel kanamalar nedeniyle gebelik öncesinde demir kaybı, doğum kanaması nedeniyle annede demir kaybı, emzirme döneminde annenin günde ortalama 850 ml süt salgılaması gibi sebeplerin vitamin ve mineral ihtiyacını arttırdığını belirtiyor ve ekliyor: “Bu sebeple, gelecek nesillerin anne karnından itibaren sağlıkla gelişmesi için; anne adayı, hamile kalmayı planladığı andan itibaren folik asit de içeren bir multivitamin kullanmalı.”
|
|
|
Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Ünitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu: "Gebeliğe bağlı ortaya çıkan ve anne ile bebeğin her ikisinin birden sağlığını hatta yaşamını tehdit edebilen en önemli gebelik komplikasyonlarından birisi de halk arasında gebelik zehirlenmesi adı verilen durumdur ve preeklampsi olarak adlandırılır."
Preeklampsi gebeliğin 20 haftasından sonra ortaya çıkan ve idrarda protein atımı ve/veya ödem ile birlikte görülen hipertansiyondur. Preeklampside kendi içinde hafif, orta, şiddetli preeklampsi ve eklempi olarak 4 sınıfa ayrılır. Preeklampsinin görülme sıklığı %10 civarında iken şiddetli preeklampsi %1 oranında saptanır. En ağır formu olan eklempsi ise 1.000 gebelikten birinde görülür.
|
|
| İdeal kilonuzla hamile kalın |
|
| Hamileliğe ideal kilonuzla başlayın, hem bebeğiniz hem siz daha sağlıklı olun
Hamile kalmaya karar vermeden önce, anne adaylarının ideal kilolarına ulaşmaları çok önemli. Her kadın “Hamile kaldığımda çok kilo alacak mıyım, daha sonra bu kiloları verebilecek miyim?” sorusuna odaklanır. Ancak hamile kaldıklarında ideal kilolarında olup olmadıklarını pek önemsemezler. Aslında anne adayının da doğacak bebeğin de sağlığı açısından önemli unsurlardan biridir, anne adayının ideal kilosunda olmasıdır.
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar hamileliğe kilolu ya da normal kilosunun altında başlayan anne adayları ve hamilelik döneminde normalin üzerinde kilo alan annelere bazı önerilerde bulunuyor.
|
|
| Gebelik diyabetinde beslenme nasıl olmalı? |
|
Hayatında hiç diyabet sorunu yaşamayan kadınlar, gebelik döneminde şeker hastalığı ile tanışabiliyor! Hamilelerin yüzde 2’sinde gebelik diyabetinin ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz, bu durumda gebelikte doğru ve bilinçli beslenmenin daha fazla önem taşıdığını belirtiyor:
Gebelik diyabetinde, günlük alınması gereken enerji dağılımı anne adayının özelliklerine göre belirlenmeli. Karbonhidratı tamamen kesmek yerine doğru adresten almalı; tam tahıl taneleri, kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur ve yulaf gibi… Kan şekerinin ani düşüşlerini önlemek için de posadan zengin gıdalar tercih etmeli ve ara öğünleri kesinlikle atlamamalı! Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; gebelik döneminde diyabet çıkması durumunda uygulanabilecek beslenme formülleriyle ilgili bilgiler verdi:
|
|
| Hamilelikte kuruyemiş tüketimi |
|
| Sağlıklı atıştırmalıklar...
Hamilelik döneminizde dengeli ve düzenli beslenmeniz, hamileliğin en önemli kurallarındandır. Canınızın her çektiğini aşırı tüketmeniz size ve bebeğinize zarar verebilir. Bu yüzden bu süreçte, hangi kuru yemişlerden ne kadar tüketmeniz gerektiğini Diyetisyen Nur Gizem Şeber’e sorduk.
- Fındık: Ülkemizde de yoğun olarak üretilen fındık; B ve E vitaminleri açısından zengin bir kaynaktır. Bitkisel posa içeriği yüksektir, bu nedenle hamilelikte kabızlık sorununun ortaya çıkmasını engeller. Ayrıca kalsiyum, potasyum ve magnezyum mineralleri içerdiğinden ötürü kan basıncını azaltıcı etki de gösterir. Eğer hamilelik döneminizde tansiyonunuz yüksekse, düzenli olarak fındık tüketmeniz size yarar sağlayacaktır. İçerdiği Omega–3 yağ asitleri ile bebeğin beyin gelişimine yardımcı olur. Yüksek tansiyonlu hamilelerin, kavrulmuş fındık tüketmesi önerilmez. Sağlıklı hamileler günde 10–15 adet fındık tüketebilirler.
|
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |