| Tatilden dönenlerin cildini soymak gerek! |
|
Yaz aylarında ciltte oluşan güneş lekelerini silmek isteyenler için en etkili tedavi yöntemi renk açıcı kremler ve peeling yöntemleri. Böylece güneşin neden olduğu lekeler açılırken, ciltteki kırışıklıklar, sarkmalar ve solgun görünümden de kurtulmak ve ışıl ışıl bir cilde kavuşmak mümkün. Ancak bu uygulamaların mutlaka konunun uzmanı tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan uyarıyor: Kulaktan dolma bilgiler ve yanlış ürün kullanımı bırakın lekeleri yok etmeyi, ciltte çok daha ciddi sorunların doğmasına bile neden olabilir!
|
|
|
|
| Önlem alınmazsa gözde hasar yaşanabilir |
|
Halk arasında göz nezlesi veya kızarması olarak bilinen ‘konjonktivit’ salgınına karşı vatandaşları uyaran Dünyagöz Hastanesi doktoru Muhsin Salkaya, önlem alınmaması durumunda gözde uzun süreli hasarların yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Sık görülen belirtileri arasında ışığa karşı hassasiyet, sulanma, çapaklanma, kızarıklık, kaşıntı, batma ve şişlik olan konjonkitivit havuzda yüzerken, öpüşürken ve hastalığa sahip kişi ile yakın temas ile hızla bulaşıyor. Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Uzman Dr. Muhsin Salkaya, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı tespit neticesinde başta İstanbul olmak üzere birçok ilde artan vaka sayısı ile sıcak yaz günlerinde önem kazanan ‘konjontivit’ hastalığına karşı önlem alınmaması durumunda, hastalığın ilerleyen aşamalarında görmede geçici azalmaya neden olabileceği uyarısında bulundu. Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Dr. Haluk Talu ise özellikle yaz aylarında görülme oranı artan konjonktivitin önemli nedenlerinden birinin de kontakt lens kullanımı olduğunu ifade etti.
|
|
|
| Güneş sonrası cilt bakımı |
|
|
Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe: Vücudunuzu dış etkenlerden koruyan derimiz, yaz aylarında güneş sonrası kurumakta, sertleşmekte ve daha fazla bakıma gereksinim duymaktadır. Yazın artan ter salgısı, kuruyan ve sertleşen deriden bazen dışarıya boşalamayarak deri altında isilik dediğimiz kabartılara yol açmaktadır. Ayrıca yağlı ciltlilerde yazın gözeneklerin tıkanması, akne (sivilce) oluşumuna veya artışına neden olabilmektedir.
Bu problemleri engellemenin en kolay yolu sık sık yıkanmak, derimizin gözeneklerini açık tutmaya çalışmaktır. Ancak su da, deniz, havuz, sabun gibi cildimizin kurumasına neden olan diğer bir faktördür. Yani yaz aylarında suyun ve güneşin kuruttuğu derimizi uygun nemlendiricilerle sürekli nemlendirmek gerekmektedir.
|
|
|
| Yazın alerjik hastalıklar artıyor! |
|
|
Amerikan Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Dr. Elif Altuğ Kolsuk: “Yüzme sporu, göğüs kafesi çevresindeki solunum kaslarını güçlendirdiğinden astımlı hastalar için tavsiye edilir. Ancak astımı olanlar, açık havuz veya denizi tercih etmelidir. Çünkü kapalı alanlardaki yüzme havuzları temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler duyarlı astımlılarda solunum zorluğu doğurabilir.”
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte alerjik hastalıklarda artış görülüyor. Bu hastalıklardan, özellikle astımlılar ve bünyesi alerjenlere zayıf olanlar etkileniyor. Bahar aylarında başlayıp, yaz ortasına kadar devam eden dönem alerjik astım ve rinit tanılı kişilerde öksürük nefes darlığı, hapşırık krizleri, gözlerde sulanma gibi yakınmaların oluşmasına neden oluyor.
Polenler: Polen veya daha sık bilinen ismiyle çiçek tozları üreme amacıyla rüzgar veya böceklerle diğer bitkilere taşınır. Alerjik hastalıklar açısından asıl önem taşıyan 20-60 mikron büyüklüğündeki rüzgar ile çok uzak yerlere ulaşabilen tipleridir. Polenler kapı ve pencerelerden evin içine de girebilir. Astımdan daha çok alerjik rinit yakınmalarını şiddetlendirir. Yüksek binalarla çevrili oturum alanlarında deniz kenarına göre daha yoğun bulunurlar. Bu yüzden şehir içi yaşamı polenlere maruziyet açısından daha risklidir.
Bu dönemde önerdiğimiz korunma yolları ise ev kapı ve pencerelerinin kapalı olması, ev ve arabanızda polen filtresi bulunması, polenlerin havada yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde dışarı çıkmamak, deniz kıyısında tatil yerlerini tercih etmek, güneş gözlüğü kullanmak, dış ortamdan ev ortamına geçince saçınıza yapışmış olabilecek polenlerden arınmak için saçlarınızı yıkamak ve kıyafetlerinizi yatak odanızın dışında bekletmek...
|
|
|
| Ramazandaki ağız kokusu yemekle geçmiyorsa, hekime gidin |
|
|
Ağız kokusu bu sorunu yaşayan kişinin farkında olmadığı, ancak çevresindekilerin rahatsız olduğu bir durum. Günlük yaşamda ağzı kokan kişilerle öpüşmekten kaçınmak, araya belli bir mesafe koyarak oturmak, başka şeylerle ilgilenmek, sözkonusu kişinin ağız kokusunun başkalarınca da bilinip uzak durulmaya çalışılması gibi sosyal sorunlara neden oluyor. Ramazan ayında ağız kokusu sorunu daha da büyüyor. Var olan ağız kokusu açlığın da etkisiyle daha da artabiliyor.
Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi’nden Diş Eti Hastalıkları Uzmanı Dr. Becen Demir ile ağız kokusunun nedenlerini ve Ramazan’daki ağız kokusuyla ilgili merak edilenleri konuştuk.
Ağız kokusunun nedenleri neler? Ağızdan çıkan nefesin kötü kokması ciddi bir sorun ve genellikle de ağız kaynaklı olarak ortaya çıkıyor. Ayrıca ağız kokusu, kulak burun boğaz kaynaklı ve mide kaynaklı oluşabiliyor. Bunun dışında akciğerle ilgili sorunlarda ve bazı metabolik hastalıkarın sonucu olarak da görülebiliyor.
Kaç çeşit ağız kokusu var? Geçici ağız kokusu olarak ifade edilen baharatlar, soğan, sarımsak, tütün, alkol gibi maddelerin alınmasıyla oluşan ağız kokusu, tüketilen maddenin etki süresince görülüyor, sonrasında da geçiyor. Kalıcı şikayetler ise mide, akciğer, kulak burun boğaz hastalıkları gibi çok çeşitli sebeplerden kaynaklanabiliyor. Ağız kaynaklı kokularda ise en büyük neden olarak dişeti hastalıkları ve diş çürükleri.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |