Giriş Yapın

Facebook ile Bağlan Sizin adınıza paylaşım ve izinsiz gönderim yapmıyoruz.

İki Dillilik Konuşmayı Geciktirir mi?

İki Dillilik Konuşmayı Geciktirir mi?

 

Günümüzde çok sayıda çocuk, anadilinin yanında bir veya daha fazla yabancı dili öğrenmektedir. Bu durumun yaygınlaşmasını sağlayan birçok etken vardır.  Yabancı eşle evlenme, göç, yurtdışında eğitim, uluslar arası ticaret, turizm vb etkenler iki dilliliği artırmaktadır.

Yabancı dil bilmenin birçok yararı vardır. Öncelikle farklı kültürleri tanıyıp onlarla kaynaşma olanağı sağlar. Diğer önemli bir yararı da globalleşen dünyada birden fazla dil bilmenin iş alanında açtığı kapılardır.

İki dil konuşan çocukların, tek dil konuşan çocuklara göre birçok açıdan avantajlı olduğu bilinmektedir. İki farklı dili kullanmak, beraberinde iki farklı düşünme biçimini getirir. Bu nedenle iki dilli çocukların bilişsel gelişimleri tek dilli çocuklara göre daha ileri olmaktadır. Bu çocukların, muhakeme, ilişkilendirme, yaratıcı düşünme yetileri daha hızlı gelişir. İletişim becerileri ileri düzeyde olur ve kendilerini daha rahat ve kolayca ifade edebilmektedirler. Okul performansları da tek dilli çocuklara göre yüksektir, yani genel derslerde daha başarılı olurlar.

İki dilin kullanıldığı durumlar için “İki dillilik (Bilingualism)” kavramı kullanılır. İkiden fazla dilin konuşulduğu ortamlarda büyüyen çocuklar, bütün bu dilleri edinebilmektedirler. İkiden fazla dilin kullanıldığı durumlar ise “Çok dillilik (multilingualism)" olarak adlandırılır.

İki dillilik, iki farklı biçimde oluşur.

1.      Dil Edinimi

2.      Dil Öğrenimi

Dil edinimi, bebeklikten itibaren çocuğun sosyal çevresinde iki dilin birlikte kullanılması sonucu oluşur.  Farklı dillere sahip ebeveynlerin olduğu evlerde her iki dilin kullanıldığında çocuk zamanla her iki dili de edinir. Bu durumlarda bazen çocukta dil edinimi ve çocuğun konuşma becerisi gecikebilir.

Göç durumlarında veya başka bir dilin konuşulduğu ortamlarda ise, ebeveynler kendi aralarında ana dillerini kullanırken, diğer insanlarla ikinci dili kullandıklarında çocuk zamanla ikinci dili de edinir. 

Dil Öğrenimi, çocuk anadilini öğrendikten sonra ikinci bir dil öğrendiği durumlarda olur. Bu durum daha çok ikinci dilin önemini bilen ebeveynlerin kendi çabaları veya başka bir eğitimcinin / kurumun desteğiyle çocuğa dil öğretme biçimde ortaya çıkar. Bazı durumlarda ise, çocuk anadilini öğrendikten sonra başka bir dilin konuşulduğu ortamda yaşamaya başladığında o bölgede konuşulan dili öğrenir.

Bebekler, bütün dillerde kullanılan sesleri taklit etme ve öğrenme potansiyeliyle dünyaya gelirler. Bu nedenle erken dönemlerde birden fazla dili öğrenen çocukların öğrendikleri dilleri çok iyi telaffuz edebilmektedirler. Yaş ilerledikçe başka dillerdeki seslerin tamamını çıkarmak da zorlaşır ve ciddi telaffuz sorunları ortaya çıkabilmektedir. Çünkü çocuk büyüdükçe diğer dillerdeki sesleri çıkarabilme yeteneğini yitirir.

Anaokullarında çocuklara yabancı dil öğretimi, sağlıklı bir süreç değildir. Öncelikle dil edinimi doğal bir süreç içinde kendiliğinden gelişen bir durumdur ve süreklilik arz eder. Dolayısıyla çocuk aktif olarak öğrendiği dili veya dilleri kullanır. Bu da unutmayı önler. Oysa okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklara sadece belli sayıda kelime öğretilmektedir. Bu da çocuğun dili kullanması ve o dilde kendini ifade etmesi için yeterli değil. Zaten çocuk bu öğrendiği kelimeleri kullanmamaktadır. Dolayısıyla zaman içinde unutmaktadır.  Ayrıca yapılan araştırmalarda ikinci dil öğreniminde okulöncesindeki çocukların (4–6 yaş), ilköğretim çağı çocuklardan (7–9 yaş) daha az ilerleme kaydettikleri saptanmıştır. Bunun birçok nedeni vardır. En önemli neden çocuğun anadilini tam olarak öğrenmemiş olmasıdır. Dolayısıyla ikinci bir dilin yapılandırılmış ortamda öğrenilmesi güçleşir.

İki dilin konuşulduğu ortamlarda zihinsel gelişim düzeyleri düşük ve öğrenme bozukluğu olan çocuklar olumsuz etkilenerek, dil edinimleri gecikir. Her iki dili edinmede ciddi sıkıntılar yaşarlar. Normal zekâ gelişimi gösteren çocukların iki dilin konuşulduğu ortamlarda büyümesi, dil gelişiminde kısa süreli bir gecikmeye yol açtığı belirtilmektedir. Ancak bu gecikme çok ciddi olmamaktadır.

Yanlış olan tutum, çocuğun ikinci dil öğrenmesi için günün belli saatlerinde veya haftanın belli günlerinde eve birilerini getirmek; birkaç dili öğrenmesi için, çocuğu farklı milletlerden dadılara teslim etmektir. Yani çocuk anadilini öğrenmeden 3–4 dili öğretmeye çalışmak çocuğun dil gelişimini olumsuz etkiler. Çünkü bu durumlar doğal bir süreç değildir. Dolayısıyla çocuk için sağlıklı bir dil edinimi olarak kabul edilemez. 

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğümüz Diğer Haberler
FACEBOOK YORUMLARI
ANNEBEBEK ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorumları görebilmek, soru, görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşmak için facebook hesabınız ile giriş yapmalısınız.

Facebook’ta adınıza gönderim yapmadığınızı bilmenizi isteriz..