Giriş Yapın

Facebook ile Bağlan Sizin adınıza paylaşım ve izinsiz gönderim yapmıyoruz.
Kapatılamayan Tek Duyu: Koku
Kapatılamayan Tek Duyu: Koku
Gençlerde Kalp Damar Hastalıkları Artıyor
Gençlerde Kalp Damar Hastalıkları Artıyor

Baş Ağrıları ve Ağrı Kesici Kullanımı

Baş Ağrıları ve Ağrı Kesici Kullanımı

BAŞ AĞRILARI VE AĞRI KESİCİ KULLANIMI

Sık karşılaşıldığı için önemsenmeyen baş ağrıları hayati önem taşıyan hastalıkların belirtisi olabilir.Baş ağrısı toplumda sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen en önemli nörolojik hastalıklardandır. Baş ağrısında ağrı kesicilerin çok fazla ve gereksiz yere kullanımı konusunda  Medicana International Samsun Hastanesi Nöroloji Bölümünden Doç. Dr. Murat Terzi  bilgi verdi.

Migren, gerilim baş ağrısı, küme baş ağrısı gibi primer baş ağrılarında ve diğer daha nadir görülen baş ağrılarında baş ağrısı ataklarında hastanın klinik özelliklerine uygun ağrı kesiciler önerilmektedir. Fakat bu ağrı kesiciler her ağrıda kullanılmamalıdır. Baş ağrısında önemli olan ağrının olmaması veya sıklık ve şiddetinin azaltılmasıdır. Bu amaçla daha çok ağrı kesici özelliği olmayan profilaktik tedaviler belirli sürelerle kullanılmaktadır. Hastalara bu profilaktik tedavilerin uygulandığı süreçte ağrı atakları olduğu taktirde kullanabilecekleri ağrı kesiciler de önerilmektedir. Bu ağrı kesicilerin daha önce kullanmadıkları bir gruptan seçilmesine özen gösterilmektedir. Baş ağrısı olan kişilerin çok fazla ve çeşitli ağrı kesici kullanmasına bağlı olarak, kronik günlük baş ağrısı denen, ayın çoğu gününde az da olsa baş ağrısının olabildiği klinik tablolar görülebilmektedir. Bu klinik tablo yanlış ağrı kesici kullanımı sonucu sıkça görülebilmekte ve hastaların tedavi sürecini zorlaştırmaktadır.

Baş ağrısı yaşam kalitesini olumsuz etkileyen en önemli klinik tablolardan biridir.

Migren gibi primer baş ağrılarında fiziksel özürlülük ve hayati tehlike beklenen bir tablo değildir. Bununla birlikte çok nadiren de olsa migren hastalarında migrene bağlı beyin damar tıkanıklıkları görülebilmektedir. Bu durumda hastalarda güçsüzlük gibi klinik bulgular görülebilmektedir. Beyin tümörü, menenjit, ensefalit, kafa travması, beyin damar hastalıkları gibi sekonder baş ağrısı nedenlerinin varlığında fiziksel özürlülük ve hayati tehlike riskinde artış olabilmektedir.

Baş ağrısının tedavi edilmesinden önce tanının konulması ve ağrının özelliklerinin belirlenmesi önem taşımaktadır

Baş ağrısı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hem ağrıların tedavi edilmesi hem de ağrıların azaltılması açısından doktor desteği alınmalıdır.  Baş ağrısının tedavi edilmesinden önce tanının konulması ve ağrının özelliklerinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Hastaların baş ağrısı öyküsünün iyi alınması ve hekim tarafından yeterli süre dinlenmesi ve ayrıntılı nörolojik muayenelerinin yapılması baş ağrısı tanısında en önemli unsurdur. Hastalar tanı alıp uygun tedavileri planlandıktan sonra belirli aralıklarla kontrollere çağrılmaktadır. Baş ağrısı tedavi sürecinde kontrollerin düzenli yapılması önem taşımaktadır.  Hastalar tedavi sürecinde baş ağrısı şikayetlerini yaşayabilirler. Böyle bir süreçte her baş ağrısında doktora başvurmak gerekmemektedir. Bununla birlikte hastanın yeni başlangıçlı baş ağrısı varsa, ağrısının sıklık, şiddet ve karakterinde son zamanlarda değişme olmuşsa, hastanın daha önce yaşamadığı kadar şiddetli bir ağrısı varsa, baş ağrısına güçsüzlük, nöbet gibi başka bulgular eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurması gerekmektedir.

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğümüz Diğer Haberler
FACEBOOK YORUMLARI
ANNEBEBEK ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorumları görebilmek, soru, görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşmak için facebook hesabınız ile giriş yapmalısınız.

Facebook’ta adınıza gönderim yapmadığınızı bilmenizi isteriz..