Giriş Yapın

Facebook ile Bağlan Sizin adınıza paylaşım ve izinsiz gönderim yapmıyoruz.
İsteklerini Ağlayarak Yaptırmaya Çalışan Çocuklar
İsteklerini Ağlayarak Yaptırmaya Çalışan Çocuklar
Kardeşi Kıskanmak Doğal Bir Duygu Mu?
Kardeşi Kıskanmak Doğal Bir Duygu Mu?

8-9 Yaş döneminde Çocuklarla İletişim

8-9 Yaş döneminde Çocuklarla İletişim

8-9 yaş, küçük çocuk tanımından çıkmakta olan ama çocuğu, genç olarak da göremeyeceğimiz bir dönemdir. Belki de “çocuk” tanımının gerçek anlamda vücut bulduğu esas yaşları kapsar. Bireyselleşme, sorumluluk alma, benmerkezcilik, kendini tanıma, sorunlara çözüm üretme…  Birçok yaşamsal beceri ve özellik bu yaşlarda gelişmeye başlar ya da devam eder. Çocuk / Aile, İlişki ve Evlilik Danışmanı Ayşen Tanrıkulu Baştürk, çocuklarını tanımanın aileler için iletişim kurmada en temel noktalardan biri olduğunu söylüyor.   
                                                        
8-9 yaş, erken çocukluk döneminden çıkıp, çocukların artık kendilerini tanımaya, bilişsel becerilere sahip olmaya başladıkları, okul çağına girdikleri ilk yılları kapsar.

Çocuk artık kendine yetebilmeye başlar ve günlük becerilerini karşılayabilir. Bu yaş grubu çocuklar, çok gelişmiş bir hayal gücüne sahiptirler. Daha küçük yaş grubunda oluşturdukları hayali arkadaşlıkların yerini doldurmaya başlarlar.

Pratik çözümler geliştirir

Bununla birlikte merak duygusu da gelişir. Öğrenmenin en hızlı olduğu dönemdir. Pratik çözümler gerektiren durumlarda ya da problemlerde hiç beklenmedik bir şekilde mantıklı düşünceler veya çözümler ileri sürebilir. Güvene dayanan açık, dürüst, sıcak ve sevgi dolu  bir ilişki isterler. Büyüdüklerinde bu davranışları bulamazlarsa davranış bozuklukları oluşabilir.

Çocuk bu dönemde bağımsız hale gelmek isteyebilir. Bağımsız olma ihtiyacı esnek düşünme yeteneğini tam kazanamadığından dolayı, zaman zaman inatçı tavırlar sergilemesine neden olabilir. Oldukça enerjik yapıya sahiptirler ve bu dönemde el-göz koordinasyonu tam olarak gelişemediğinden dolayı el işi etkinliğinde zorlanabilir, fiziksel aktiviteler daha önemli olmaya başlar.

Net cevaplar ister

Bu yaş grubu çocukların ihtiyaçlarına saygı duyarak, sevecen yaklaşmalı, insancıl yaklaşım ile iletişim kurulmalıdır. Dinleyerek öğrenmek isterler. Sorduğu soru karşısında, karşısındaki kişinin ( ebeveynleri, öğretmeni gibi ) cevabını net bir şekilde izah eden birisinin olmasını isterler. Çünkü çok güvenirler ve hata yapmayacaklarına inanırlar. Takibe alırlar, onlar için rol modeldirler.

En önemli duygusal ihtiyaçları; sevilme, beğenilme ve başarılı olma duygusudur. Beğenilirlerse ya da yaptıkları bir iş sonucunda takdir edilirlerse, yaptıkları işlerden zevk almaya başlarlar. Kendilerini beğenirler. Başarısız oldukları bir iş de ise hayal kırıklığına uğrayabilir ve bir daha yapmak istemeyebilirler.

Olduğu gibi kabul edilmek ister

Bu yaştaki çocukların benlik duygusu oluşmaya başladığı için, çevresindeki kişilerin tutumları oldukça önemlidir. Uyum sağlama sürecinde sadece hemcinsi çocuklarla oynamasının yanı sıra karşı cinsle de oynamak ister, oynadığı oyunları merak edebilir. Bu çok normal bir süreçtir. Her iki cins üzerindeki iletişim kurma yeteneğini keşfetmeye çalışır. Olduğu gibi kabul edilmek isterler. Davranış bozukluklarının uyarılmasını pek istemezler.

Duyguları değişiklik gösterebilir. Sorumluluk sahibi olmaya başlarlar. Bununla birlikte kendi kurallarını da koymaya başlarlar. Kendine ait eşyaları daha çok sahiplenir, zarar gelsin istemez. Kazanma hırsları artar, yenilgiyi kabul etmeyebilirler.

8 yaşındaki bir çocuk 9 yaşındaki çocuğa göre hareketlidir, dikkatsizdir. Kendince güçlüdür. Gücünün üstünde işlere kalkışır, güç gösterisi yapmak ister. Verilen bir iş ya da sorumluluk için olağanüstü gayret gösterir.

9 yaşındaki çocuğa baktığımızda, biraz daha somut bir şekilde ilerler. Yaşadığı gerilimi bedensel hareketlerle gösterebilirler. Oldukça bağımsız hareket etmek isterler. Kendine güvenir ve başkasının eleştiri yapmasına tepki verebilir. Bir iş sonucunda ödül almak varsa eğer, var gücüyle çalışır.

8-9 yaş döneminde anne baba tutumları

  • Çocuğunuzun tercih yapması gerektiği bir durumda ebeveyn olarak sunduklarınız arasından tercih hakkı tanıyın.
  • Sorduğu sorulara bıkmadan, usanmadan, oflamadan “Sen daha küçüksün, anlamazsın!”  demeden yaşına uygun bir dille yanıt verin.
  • Başarısını değil, çabasını takdir edin.  (Her uğraş başarı ile sonuçlanmayabilir.)
  • Merakını sınırlandırmayın.
  • Ceza ve ödülden kaçının! Hele ki “Şunu yaparsan bunu alacağım ya da bunu yapmadığın için bu cezayı hak ettin” gibi eylemlerden ve söylemlerden oldukça uzak durun.
  • Akranları ile kıyaslamayın. Her çocuğun algısı, gelişimi farklıdır. Her çocuk özeldir, biriciktir.
  • Koşulsuz sevin.
  • Yön gösterin. Sizin isteklerinizi yapması için zorlamayın.
  • O yaşta bile olsa kendi istekleri olacaktır. Yapmasına izin verin ve arkalarında olduğunuzu hissettirin. (Bununla birlikte özgüvenini desteklemiş oluruz ve kendini tanımasına da fırsat sağlamış oluruz.)
  • Onun ayrı bir birey olduğu bilinci ile yaklaşarak, kendi ilgi alanlarına saygı duyun. Hangi alanla ilgilenmek istiyorsa destek verin, teşvik edin. 
  • Ev içerisinde belli başlı sorumlulukları alması için destek sağlayın ki, birey olma bilincinin farkına varsın, aidiyet duygusunu tatsın.
  • Çocuklar büyükleri örnek alırlar, ilk etapta anne ve babasını. Küçük çocuk nasıl olsa anlamaz deyip yalana başvurmayın. Çocuk yalan söylendiğini fark ettiğinde bunu size karşı kullanabilir.  Zor durumda kaldığında bu durumdan kurtulmak için, bazen de övülmek için yalana başvurmayı alışkanlık haline getirebilirler.
  • Ebeveyn ile çocuk arasında ki bağın kuvvetlendirilmesi için, çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine izin verin. Birlikte paylaşımlar yapın. Örneğin; Ailecek oynanacak kutu oyunları olabilir, bağ bahçe de planlanan bir aktivite olabilir. Önemli olan çocuğun fikirlerinin de yer aldığı bir plan olmasıdır. Çocuğun kabul göreceği cümleler ise belli bir tutumla ifade edilmelidir.

Çocuğunuzu tanıyın

Çocuk iyi ve kötü kavramını ilk defa aile fertlerinde görür. Aile hayatının temeli; sevgiye, güvene, aile içerindeki iletişime, bağlılığa ve karşılıklı anlayışa dayanır.

Biz ebeveynler olarak; çocuğumuz hakkında ne kadar bilgi sahibi olursak, kişilik gelişimi için aramızdaki bağ için, çevresi ile kuracağı ilişki için, alacağı eğitim için o kadar iyi ve doğru kararlar verebiliriz. Bu çocuk üzerinde de etkili olur. O da kendi kendine karar vermesi gerektiği zamanlarda, isabetli ve gönlü rahat bir şekilde karar verebilme şansına sahip olur. Aile ile çocuk arasında sevgi üzerine ne kadar dengeli bir bağ kurulursa, ileride ki nesillerin de, temelini o kadar sağlam atmış oluruz.
 

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğümüz Diğer Haberler
FACEBOOK YORUMLARI
ANNEBEBEK ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorumları görebilmek, soru, görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşmak için facebook hesabınız ile giriş yapmalısınız.

Facebook’ta adınıza gönderim yapmadığınızı bilmenizi isteriz..