Giriş Yapın

Facebook ile Bağlan Sizin adınıza paylaşım ve izinsiz gönderim yapmıyoruz.
Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
Burun Spreylerini Gelişigüzel Kullanmayın!
Burun Spreylerini Gelişigüzel Kullanmayın!

Çocuk Güvenliği İçin Duracell’den İnovatif Çözümler

Çocuk Güvenliği İçin Duracell’den İnovatif Çözümler

Evlerinizde kullandığınız cihazların ne kadarı pille çalışıyor hiç düşündünüz mü? Uzaktan kumandalar, saatiniz, tartınız vs... Bunlara, çocuklarınız için aldığınız sesli ve hareketli oyuncakları da ekleyince sayılarının düşündüğünüzden de fazla olduğunu fark edeceksiniz. Ar-Ge çalışmalarına önem veren, inovasyona çok ciddi yatırımlar yapan Duracell sürdürülebilirlik raporuna sahip, karbon ayak izini ölçümleyip takip eden tek pil markası olma özelliğine sahip. Bu çalışmalarının sonucu olarak, sürekli keşfetmek arzusunda olan küçük çocuklar için, pil ile çalışan cihazların güvenilir olması konusunda yepyeni çözümler üretti. “Bebek Güvenliği Teknolojisi” adı verilen bu yenilik ve Duracell’in çocuklar iç in gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında Duracell Türkiye, İsrail ve Kafkaslar Genel Müdürü Kerem Sinanoğlu ve Duracell Türkiye, İsrail ve Kafkaslar Pazarlama Direktörü Canan Berkem Uzun’dan bilgiler aldık.

Duracell, “Bebek Güvenliği Teknolojisi” ile pilleri çocuklar için daha güvenli bir hale getirdi. Bu teknolojiyi biraz anlatır mısınız?

Canan Berkem Uzun: Dijitalleşen hayatlarımız ve şimdi de yaz tatili, teknolojik cihazlarla geçirdiğimiz vakti daha uzun hale getirdi ve artık evlerimizde de eskisine oranla çok daha fazla cihaz var. Bebekler ve küçük çocukların çevrelerini keşfetmeye ne kadar istekli olduklarını tüm anne-babalar yakından bilir. Bu keşif esnasında, görme, dokunma ve tat duyularından yararlanırlar. Ancak bu merak çocukların gelişimi için kritik öneme sahip olmakla beraber, zaman zaman bazı riskleri de beraberinde getirir. Ev cihazlarında, uzaktan kumandalarda ve oyuncaklarda giderek daha yaygın kullanılan lityum düğme pillerin kazara yutulması gibi. Çocuk sağlığı ve güvenliği konusunda, önemli yatırım yapan ve bu sayede dünyanın dört bir yanında milyonlarca ailenin güvenini kazanan Duracell olarak, daha önce hayata geçirdiğimiz “Lityum Düğme Pillerde Bebek Güvenliği Teknolojisi”ni bir adım ileriye taşıyoruz.

Duracell, lityum düğme pillerinin üzerinde bulunan yarım daire şeklindeki etiketi geliştirerek tam halka haline getirdi. Bu etiket, acılaştırıcı maddenin tükürük ile temas ettiğinde, ağızdaki acı tat algısını harekete geçirip beyine bir sinyal gönderilmesini sağlıyor. Beyin de bu rahatsız edici tadı potansiyel bir zehirli madde olarak algılıyor, bu da çocuk ya da bebeğin lityum düğme pili tükürmesine sebep oluyor. Bu fiziksel reaksiyon bir tür refleks olup, pilin yutulma riskini önemli ölçüde düşürüyor. İşte bu mekanizmayı işler hale getiren acı tat halkası, artık hem tam halka hem 4 kat daha acı tat ve Bitrex® içeriyor. Bu inovasyon, bizim bebek ve çocuk güvenliği konusunda attığımız ilk adım değil. Ambalaj kısmında da çocukların güvenliği bizim için çok önemli. Ambalajlarımızı çocukların çıplak elle açmalarını imkansız hale getirdik. Paketler ancak bir yetişkin tarafından, makasla kesilerek açılabiliyor.

 

 

 

 

Çok yakın bir tarihte, “Çocuklar İçin Lityum Pil Yutmanın Tehlikeleri” konusunda farkındalığı artırmak için #PowerSafely girişimini duyurdunuz? Bu girişim hakkında bilgi verebilir misiniz?

Canan Berkem Uzun: Duracell olarak, Avrupa Pediatri Akademisi (EAP) ile “Çocuklar İçin Lityum Pil Yutmanın Tehlikeleri” konusunda farkındalık yaratmak amacıyla #PowerSafely girişimini başlattık. 7 Mart'ta Avrupa Pediatri Akademisi (EAP) ile ortaklığımızın resmi lansmanı yapıldı.

Ebeveynlerde, sağlık profesyonellerinde ve kural koyucularda farkındalık yaratmak için çıktığımız bu yolda yapacaklarımızı, hazırladığımız videoda Duracell Avrupa ve Afrika Başkanı Javier Hernandez Reta ve Avrupa Pediatri Akademisi (EAP)Başkanı Dr. Adamos Hadjipanayis anlattı.

EAP Başkanı Dr. Adamos Hadjipanayis, “Düğme piller, evin her yerinde bulunan cihazlara ve pillere erişimi olan bebekler ve küçük çocuklar için potansiyel olarak ölümcül bir risk oluşturuyor. Ebeveynleri bu cihazları kontrol etmeye, düğme bölmelerini güçlü bir bantla kapatmaya ve çocukların erişemeyeceği bir yerde tutmaya teşvik etmek için, Duracell ile yeni bir ortaklık yapıyoruz ve böylece zarar gören çocuk sayısını azaltmayı hedefliyoruz” dedi.
Konu hakkında Duracell Avrupa ve Afrika Başkanı Javier Hernandez Reta ise, “Ebeveynlerin, büyükanne ve büyükbabaların ve bakıcıların evde “güvenli bir şekilde güç sağladıklarından” emin olmalarının kolay bir yolu, düğme pil içeren en yaygın ev cihazlarının ve özellikle lityum madeni para pillerin güvenli olup olmadığını kontrol etmektir” dedi.

Lityum madeni para pili ya da düğme pil dediğimiz pillerin ambalajlarının güvenir olduğundan nasıl emin olabiliriz?

Canan Berkem Uzun: Bu teknolojinin geliştirilmesi, bilimsel veriler ve uzun süre yapılan araştırmalarla elde edildi.

Bununla birlikte yapılan diğer bilimsel araştırmalarda da gördük ki, üç ila beş yaş arası çocukların %100’ü bir ebeveyn hatta makas gibi bir aletin yardımı olmadan pil paketlerini açamadılar. Duracell, yıllardır lityum madeni para pilinin kazara yutulması sorununun altını çiziyor. Şimdi #PowerSafely girişimimiz ile farkındalık ve eğitim faaliyetlerimizi küçük çocukları olan ebeveynlere, doktorlara ve daha geniş bir kitleye yayıyoruz.

Çocuklarımıza ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak için Duracell’in ne gibi girişimleri oldu?

Kerem Sinanoğlu: Sürdürülebilirlik raporuna sahip, karbon ayak izini ölçümleyip takip eden tek pil markası olarak, sürdürülebilirlik alanında hem ulusal hem de global arenada öncü çalışmalara imza attık.

Uzun yıllar süren Ar-Ge çalışmalarımızın sonucu olarak geçtiğimiz yıl yeni ürünümüz olan Duracell Optimum’u kullanıma sunduk. Verimsiz teknoloji ile üretilen piller ile karşılaştırdığınızda, 1 adet Duracell Optimum pil, 15 tane sıradan pilin verdiği enerjiyi verebiliyor. Böylelikle daha az atık pil çıkararak aslında hem bütçemize hem de dünyaya verdiğimiz zararı ortadan kaldırmış oluyoruz.

Bunun yanı sıra, gerek çevreye vereceği olumsuz etkiyi azaltmak ve gerekse pillerin içinde bulunan değerli madenlerin dolaşıma yeniden girerek vereceği ekonomik fayda açısından, pillerin toplanması konusu hem dünya hem de ülkemiz için çok önemli bir konu. Bu konu ile ilgili sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdik.

Paketlemede de, çocuk güvenlikli paketlerimiz dışında plastik paket kullanmamaya özen gösteriyoruz. 30 yıldır kullandığımız kağıt paketlerimiz sayesinde plastik tüketimini de oldukça azaltmış durumdayız. Bu konudaki hedefimiz, 2024 yılına kadar tamamen plastik ambalajdan kurtulmak.

Atık pillerin toplanması konusunda birçok projeniz oldu. Biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?


Kerem Sinanoğlu: Geçtiğimiz dönemde atık pillerin toplanması ile ilgili GÖZDER ile yapmış olduğumuz proje yaklaşık 1,5 yıl sürdü. Hedeflerimizi tutturmadan öte çok daha fazlasını başarabileceğimizi gördük. İlk başta hedefimiz 4 ton pil toplamaktı. Ancak bundan çok daha fazlasını başardık ve 6,5 tondan fazla pil toplayarak 3.500 adetten fazla beyaz bastonu görme engellilere ulaştırdık.

Bununla birlikte ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerine ulaşıp, onlara sürdürülebilirlik ile ilgili seminerler verdik. Bu eğitimler tamamen Duracell çalışanlarının gönüllüğü aracılığıyla yapıldı. Çocuklarımıza sürdürülebilirlik nedir, pil nedir, içinde ne vardır, neden geri dönüştürülmesi önemli, nasıl kullanılmalı, geri dönüşüm süreci nasıl oluyor? gibi konuları anlattık.

Atık pillerin toplanması neden önemli?

Kerem Sinanoğlu: Atık piller geri dönüştürülebilir maddelerdir. Pil toplama kutularına atılan atık piller, yetkililer tarafından alınarak türlerine göre ayrılır. Ayrılan piller uygun tesislerde içlerindeki değerli madenler ayrıştırılıp yeniden kullanılır hale getirilir. Pillerin içinde nikel, kobalt, demir gibi önemli madenler bulunur. Pillerin geri dönüşümünü sağlayarak, bunların toprağa ve suya karışmasını engellerken, yeniden dolaşıma girmesi ile de aslında ülkemiz ekonomisine katkı sağlamış oluyoruz.

Bu yıl atık pilleri toplamak üzere yeni bir kampanyanız ve marka olarak yeni bir söyleminiz var, "Daha Fazlasını Yapma Gücü". Bunu biraz açar mısınız?

Kerem Sinanoğlu: Duracell, mevcudiyetinden bugüne hep daha fazlasını gerçekleştirmek için elinden geleni yapan bir marka oldu. Gerek tüketicilerimize, gerek çalışanlarımıza, gerekse tedarikçilerimize ve diğer partnerlerimize de bu konuda yardımcı olduk. O yüzden de marka amacımızı “Daha Fazlasını Yapma Gücü” olarak güncelledik.

Bununla birlikte insanların kullandıkları pilleri geri dönüşme gönderme motivasyonunu arttırmak için yeni bir kampanya başlatma kararı aldık. Kullanıcılarımıza, pillerini Migros mağazalarında bulunan atık pil kutularına getirmelerini söylüyoruz ve biz de Duracell olarak toplanan bu pillerin karşılığında, dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklara bilim seti ulaştırma sözü veriyoruz.

Bu bilim setleri ile çocuklara “Daha Fazlasını Yapma Gücü” vermek istiyoruz. Dezavantajlı bölgelerde okuyor olmaları ya da maddi güçlerinin yetersizliği karşısında var olan potansiyellerini kaybetmelerini istemiyoruz. Hedefimiz, içlerindeki gücü onlara göstermek ve destek olmak.

Neden bilim seti?

Kerem Sinanoğlu: Özellikle pandemi süreci bize, sahip olduğumuz her şeyin kırılganlığı konusunda önemli bir ders verdi. Bu derslerin başında; dünya ve çevre ile ilişkilerimizi yeniden düzenlememiz gerektiği ve bilimin önemini fark etmek geliyor. Yaşadığımız sorunların çıkışı için elimizdeki en büyük güç, hiç şüphesiz bilim. Çocuklarımızın bu bilim setleriyle, dünya için iyi şeyler yapma konusunda motivelerinin artmasını, öğretmenleri eşliğinde keşfetmenin ve icat etmenin gücünü tatmalarını amaçladık.

Young Guru Academy (YGA) tarafından tasarlanan bu setlerin bilim danışma kurulunda Prof. Dr. Aziz Sancar, Prof. Dr. Mehmet Toner gibi çok kıymetli isimler var. Erken yaşta bilimle buluşan çocuklar, günümüzün sorunlarına teknoloji temelli, köklü çözümler üretir. Dezavantajlı okullara bilim seti gönderilmesi, öğretmen eğitimi, bilim seansları ve bilim kampları ve mentorluk programı ile imkanları sınırlı, hayalleri sınırsız çocukları erken yaşta STEM eğitimiyle buluşturuyor.

Ayrıca sonrasında, yıl boyu öğretmenlerimizin online platformlarda eğitimi ve yine yılda bir kez düzenlenen bilim şenliğinde projelerin paylaşılması evreleri de var. Biz de Duracell olarak set gönderdiğimiz okullardaki öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle Duracell gönüllülerinin verdiği sürdürülebilirlik eğitimlerinde buluşacağız.

Kaç öğrenciyle bu kampanyaya start veriyorsunuz? Yıl sonu hedefi ne?

Kerem Sinanoğlu: Hedefimiz 4 ton pil karşılığı 4 bin çocuğa bu bilim setini ulaştırmak. “18 Şubat Dünya Pil Günü” çerçevesinde 1.500 çocuğumuza ulaşacak şekilde ilk etabı başlattık.
Bundan sonrası atık pillerini Migros’lardaki kutulara getirecek olan tüketicilerimizin desteğiyle gerçekleşecek. Hedefimiz yıl sonunda, toplanan atık pillerin karşılığında 4 bin öğrenciye ulaşmış olmak.

Hep birlikte çok daha fazlasını yapabileceğimizi daha önceki projelerimizde de gördük. Burada da bunun üzerine çıkabileceğimizi biliyoruz.

6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde gerçekleşen iki depremden milyonlarca insan olumsuz etkilendi. Duracell afet bölgesi için ve özellikle de afetten etkilenen çocuklar için nasıl organize oldu?

Kerem Sinanoğlu: Biz deprem bölgesinde, olaydan hemen sonra harekete geçerek akut ihtiyaçlar için en hızlı şekilde seferber olduk. Acil olarak ulaşması gereken tüm ürün desteğini verdikten sonra sürdürülebilir bir yardım için eylem planı oluşturduk. Çocuklar için bilim seti kampanyamızı, deprem bölgesindeki çocuklarımız için de sürdürülebilir ve uzun soluklu olarak nasıl kurgulayacağımız üzerine detaylı bir çalışma yürütmekteyiz.

Bölgedeki çocuklarımızın zaten sekteye uğrayan eğitim-öğretim süreçlerine nasıl uzun soluklu bir katkı sağlayabiliriz konusunda çalışmalarımız sürüyor. Bu amaçla, bölgede kalıcı ve sürdürülebilir bir iz bırakabilmek için güçlü ve güvenilir bir sivil toplum kuruluşu ile harekete geçmeye karar verdik. Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri ile deprem bölgesinde seçilecek bir okul yerleşkesinde “Duracell Bilim İnovasyon Atölyesi” gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Pepe’li bir kampanyanız var. Biraz anlatır mısınız? Pepe ile ne yapıyorsunuz tam olarak?

Kerem Sinanoğlu: Duracell gönüllüleri okul seviyesindeki ağırlıklı olarak da 3. ve 4. sınıfta okuyan çocuklarla temas edebiliyor. Daha erken yaştaki çocuklara ulaşmak için ne yapacağımızı düşündüğümüzde Pepe ile bir çizgi video yapma fikri çıktı ortaya. İlk amacımız aslında 20 bin çocuğa ulaşmaktı ama bunun çok çok üzerine ilk birkaç gün içinde çıktık. Ve bu da bizi fazlasıyla mutlu etti. Bireysel olarak bu kadar çocuğa bu kadar zamanda ulaşmamız mümkün olmayacaktı ve belki de istediğimiz bilgileri bu kadar eğlenceli aktaramayacaktık. Bu video klip çok kısa bir zaman içinde, çok daha güzelini başardı.
 

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğümüz Diğer Haberler
FACEBOOK YORUMLARI
ANNEBEBEK ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorumları görebilmek, soru, görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşmak için facebook hesabınız ile giriş yapmalısınız.

Facebook’ta adınıza gönderim yapmadığınızı bilmenizi isteriz..